Kayıtlar

kalem

3. kalemin mürekkebini de tükettim yazmaktan sana belki de kalemler kalitesizdi bilemiyorum  aslında ilk aldıklarımda uzunca bir süre beraber olabiliriz diye düşünmüştüm  ama kalem işte hani yazmaktan tükenebiliyor. kalemin bana umut verişi dolu mürekkebi olduğunu göstermesinden ötürü  yoksa mürekkebi bitmiş kalem beni neden hey'canlandirsin ki? beraber bir şey yazmayacaksam kalemin bir önemi olacak mıydı ya da olmayacaktı muhtemelen peki kalemin beni heycanlandirdigindan haberi var mıydı peki? yoktu bu durumda kalemin bana karşı bir suçu olacak mıydı? belki de evet yani düşün ki milyarlarca yıllık dünyanın bir anında kalemle denk gelmişiz ve onunla beraber yeni anlamlar üretip yeni seyler yazmak istemişim peki bundan kalemin haberi yoksa? ve kalem sadece basit bir nesneyse? ya da öyle değildir ben anlam yaratansam ve bütün anlamlar benim zihnimin etrafında koşullaniyorsa o kalem artık sıradan bir kalem olmayacaktı  küçük prens gibi düşün  ordaki gülden binlerce...

yerli yersiz geliyo'sun aklıma

25 Kasım 2025 bugün günlerden salı  bugün içimde bir çığ gibi büyüdüğün  ve henüz gelmemiş baharların uçsuz bucağı gittiğinden beri bütün taşlar çiçek açtı  fakat hâlâ buz gibi kalbinin bir kenarında  merhamet dilenen bir çocuğum, yamalı parkamla yerli yersiz geliyorsun aklıma  bazen delirecek gibi oluyorum bazen de ölümü düşlüyorum  bütün güzel şeylerin sonuna gelmiş gibi  yaşıyorum sayfaları yırtık bir defterin hüznü misali... Benden bi'haber gibisin artık  zaten umrunda olmadı parmak uçlarımın yarası  seni gördüğüm o ilk gün,  Hani gözlerin bir masum çocuğun karşılıksız sevgisi gibiydi ya,  ya da ben öyle zannetmiştim, sonra da kaybolmuştun aylarca  ve ben seni bulmuştum  bir ormanın en karanlığında, afitap doğmazdı bana asla  ama sana kavuştuktan sonra  söndü bütün karanlıklar  ve hâlâ  içimde bir çocuk bir mum taşır aşkından  yüz bin yıl sürse bile durmadan yürüyecek ardından  beni kimse...

gece uyutamayan şiir denemeleri-5

bütün karanlıklar sana varmanın sabahı bütün yarımlar sana kavuşmanın şarkısı günebakıp da içime düşen şu yalnızlığım tıpkı yere düşüp dizini kanatan bi çocuğun kıvranışı binlerce yıllık bi türküsün halkımın dilinde aşkına dev yüce aynalar kırılmış ben ne haddine en keskin yerinden kesildim  hiç gücenmeden bu yüzden bütün karanlıklar sana yok olmanın sessizliğinde her kopuş bi çığ yamacından dökülüyorum bin parçayla bin ağrımdan sana yazamamak şu karlı dağların uğultulu kargışlarıyla en nihayet ölür insan hiç duyamayacağı nidalarla, kalıplarla boş satırlara dört duvara hapis şu ruhumuz içimde yaşadığım her yer sana hep ücra kilit yemiş gibi kapım, sanki yedi yaşındayım azametli bi pişmanlığın yersiz ağrısıyım sana bakıyorum bi çocuk misali  kapı deliğinden uzak bi şehirden ve asla bir daha açılmayacağını bilmeyerekten vedalar ediyorum bahçelerdeki kelebeklere çiçeklere ağaç dibindeki sararmış yapraklara uzadıkça uzuyor dünya sürgünüm hangi hazana hüsran bu gönlümün yedi misafi...

gece uyutamayan şiir denemeleri -4

bi gece yarısı bi çocuk gibi sokakta, bugün sensiz geçen binbirinci günün hatrına, üzerime yıktığın o duvarların enkazında, kayboldum arayışlarımda. sandım ki senden sonra bütün dünya cennetten bahçe, seni aradım henüz doğmuş bi çocuğun gözbebeklerinde, dibi derin denizlerinde alabora şu gönlümün gemileri, meğersem sanmakmış insanın acizliği. düşünme beni, ki düşünmedin hiç kapında bekledim, göremedim beni görmezden gelişini, fark edemedim seni görmek için kıramadım pencereni usulca bakakaldım sadece aşina bu yolların gezgini senin için yıktım viranelerimi. şimdi, gün doğmadan çekip gitmeli elini tutmadan, gözlerine dalmadan senden vazgeçmeli, bütün anlamları yakıp, anlamsızlığı sahiplenmeli, senden sonra hiçbir sabah aydınlık değil bütün karanlıklar sana varmanın yorgunluğunda bin parça gönlüm hayal kırıklarıyla, kırdığın yerden yürümemelisin batmamalıyım ayaklarına, parmak uçlarına tekrardan gömmelisin beni çıkardığın o çukurdan.

GECE UYUTMAYAN ŞİİR DENEMELERİ -3

eksik kalacak bütün şiirlerim, paryalarda adım ruhumun en derinlerinde aşkın bi çift gözün sesli şarkıları kervanların yürür yollarımda içi dolu senle güzergahım saçların ve avuçlarımda sımsıkı yumrular ardıma bakmadan yürütür beni benliğin bi an olsun duraksamam yazarım içi sen dolu şiirleri sanki bi çocuk misali ellerinde kalemlerin bütün gökyüzü parmak uçlarında hayali ruh veriyor inançlarıma tuvalindeki her bir rengin çıplak toprak tenlerinde dansı bu gece perilerin seni görmüşler gibi deli, çılgın ve sessiz uyuyorsun, göz bebeklerinde alacakaranlığın zerafeti eşsiz.. nereye açsam kapımı senden bin parça manzaram sensin içimde külden hareler daha nereye kadar bu kaçamak halim içimde özlemin yine senden kaçıyorum yine sana varmak için  şimdi çekinmeden söylemelisin bu karanlık, bu ıssız sefalet sen yıllanmış şaraptan da daha eski bi aşk mısın?

GECE UYUTMAYAN ŞİİR DENEMELERİ - 2

İnceden hallice gözlerin gün batımlarında bi masal diyarında, doğuyo güneşim sen dolu bi hayatın tam ortasına anlamından sıyrılan bütün hareler ruh buluyor avuçlarında sende beliriyor bildiğim ne varsa bi çiçekçi pazarında, ellerimde en güzel papatyalarla. koşarak varmaya çalıştığım o yollara şimdi ellerin avuçlarımda yazıyorum sana aşk şarabından içtim bu gece derya denizinde eskimiş bi kalemden çıkıyor bu dizeler çıplak teninden ve en güzel şiiri yazamamışken henüz şairler seni yazmak, dünyanın en güzel şiirinden bile daha güzel... şimdi, kapkara bulutlar ardında bir yağmursun bin yıllık saltanatım bir damlanda kurusun sensiz geçtiğim o yollar, yalancı seraplar, milyarlarca yıllık şu dünya da bi tanrı borcusun...

GECE UYUTMAYAN ŞİİR DENEMELERİ - 1

1 Kalbimin içinden geçen aşk yüklü kervanların Tüm vahalar senden, Yüzbin yıldır hasret çölüme yağmurların Hayal dünyamın en güzel serapları Sana çıkıyo’ bildiğim bütün yollarım. Bi’ şarkı çalıyor ıssız bir yerde Bi’ kelebeğin ışıkla dansı bu gece Dönüp dolaşır etrafında hayatım göz bebeklerinde Cinaslar, kafiyeler, şiirler, şairler, Seni anlatmaya ne dil yeter ne de kelime. Kayboluyorum beni senden mahrum eden şu zamanın içinde Parmak uçlarında hayat, Tanrılar ilham alırken güzelliğinden Her kelimen, Yıkar bütün kutsal inançlarımı yerinden   Afitap, Ne bu gözlerimi kamaştıran aşkın Eski zamanlardan bi’ büyücü Seni gördüğümden beri yeşeriyo’ içimdeki salkım   Şimdi ne yapmalı, oturup bir ağaç dibinde seni mi yazmalı? Yoksa bütün bu şehri ayaklarına serip de adını mı haykırmalı?   02.33 29072025