gece uyutamayan şiir denemeleri-5
bütün karanlıklar sana varmanın sabahı
bütün yarımlar sana kavuşmanın şarkısı
günebakıp da içime düşen şu yalnızlığım
tıpkı yere düşüp dizini kanatan bi çocuğun kıvranışı
binlerce yıllık bi türküsün halkımın dilinde
aşkına dev yüce aynalar kırılmış ben ne haddine
en keskin yerinden kesildim
hiç gücenmeden
bu yüzden
bütün karanlıklar sana yok olmanın sessizliğinde
her kopuş bi çığ yamacından
dökülüyorum bin parçayla bin ağrımdan
sana yazamamak şu karlı dağların uğultulu kargışlarıyla
en nihayet ölür insan hiç duyamayacağı nidalarla,
kalıplarla
boş satırlara
dört duvara hapis şu ruhumuz
içimde yaşadığım her yer sana hep ücra
kilit yemiş gibi kapım,
sanki yedi yaşındayım
azametli bi pişmanlığın yersiz ağrısıyım
sana bakıyorum bi çocuk misali
kapı deliğinden
uzak bi şehirden
ve asla bir daha açılmayacağını bilmeyerekten
vedalar ediyorum bahçelerdeki kelebeklere
çiçeklere
ağaç dibindeki sararmış yapraklara
uzadıkça uzuyor dünya sürgünüm
hangi hazana hüsran bu gönlümün yedi misafiri
hangi devirde uyuyakaldım da uyanamadı şu yersizliğim...
Yorumlar
Yorum Gönder